Anasayfa / BLOG / MUHTELIF YAZILAR / ALBÜM İNCELEME / İmer Demirer / You, Me & Char

İmer Demirer / You, Me & Char

Genç yaşına rağmen uluslararası festivallerde sıklıkla yer alan İmer Demirer, Aaron Goldberg ,Essiet Essiet,Ari Honig gibi isimlerle çalıştı. Demirer, Acid Trippin’, İstanbul Caz Dörtlüsü, Emin Fındıkoglu Group, TRT Jazz Orchestra ve EBU Jazz Orchestra gibi önemli projelerde de yeraldı. Miles Davis, Clifford Brown, Wayne Shorter, Lee Morgan ve Wody Shaw gibi önde gelen isimlerden oluşan geniş bir beğeni listesi olan İmer Demirer Türk Caz müziğinin şimdiden en saygın ve önemli trompet sanatçılarından biri olarak tanımlanıyor.


1964 doğumlu İmer Demirer 12 yaşında Trompet çalmaya başladı ve 1986 yılında konservatuvarı bitirdi. Arkadaşlarının albümünde çaldı, konservatuvar’da öğretmenlik yaptı ve en sonunda 2009 yılında kendi albümünü çıkardı.


Haber Kaynağı : Cumhuriyet Gazetesi / 28.11.2009


Albüme verilen ‘You, Me & Char’ adı, İmer Demirer’in kendisi gibi caz müzisyeni olan eşi Ayşe ve 7 kiloluk uzun tüylü Himalaya kedisi Char’ı bir aile saadetinin ifadesi olarak başlığa çıkarıyor.


Müzisyenliğiyle kişiliğini bütünleştirmiş bir sanatçı İmer Demirer; her ikisi de (moda tabirle) 10 numara. İmer’in camiada herkesin sözüne ve sanatına sınırsız itibar ettiği, eşlik ettiği ortamı ve albümü kıymete bindiren, performansından, yeteneğinden, duygusal enginliğinden sual olunmayan biri olmasına rağmen, sıkça karşı karşıya kaldığı soru, neden henüz bir albüm yapmamış olmasıydı. Bir anlamda yanıt, onun caz camiasına ve müzik dinleyicisine müzmin borcuydu. İmer bu borcu geçenlerde ödedi, hem de faiziyle birlikte.



Sınırsız ufka sahip, trompetinden 60’lı yılların dumanını tüttüren, metalden organik sesler çıkaran, geleneklere duyduğu saygıyı her notada üflemesinin yanında modern-cool duruş sergileyen İmer, halihazırda sayısız kayıtta yer almış, konserlerin en aranan eşlikçi ve solocularından biri. 12 yaşında trompetle tanışmış, 10 yıllık klasik eğitimin ardından cazla şaha kalkmış; Wynton Marsalis’ten, Herbie Hancock’a bir dizi dev isme eşlik etmiş.


Albüme verilen ‘You, Me & Char’ adı, İmer’in kendisi gibi caz müzisyeni olan eşi Ayşe ve 7 kiloluk uzun tüylü Himalaya kedisi Char’ı bir aile saadetinin ifadesi olarak başlığa çıkarıyor. Aynı zamanda albüme adını veren ve kapanışta yer alan bu özgür ruhlu, ucu açık parça, İmer’in yarın çalmak istediği müziğin, gireceği yolun ipuçlarını taşıyor. Herkesin ifade özgürlüğü bulabileceği, doğaçlamaya açık bir yapıya sahip.


Ustalara saygı.


Albümde yer alan sekiz parçadan sadece dördü İmer’e ait. Bu da onun kendisini besteci ve aranjörden ziyade, bestecilerin birinci elden çalgıcısı ve icracısı olarak gördüğünü söylüyor bize, Miles gibi. Meslek hayatı boyunca küçük temalar yazmayı sevmiş, küçük ifadelerden anlamlar süzmeye çalışmış, yöntem olarak minörden majöre, parçadan bütüne gitmiş. Parçalar bu yorumu doğrular nitelikte.


Genel duygusu hüzün olan albümün repertuvarındaki iki parça bestelerin sahibine, ustasına, Emin Fındıkoğlu’na duyduğu saygıyı dile getiriyor. İlki açılıştaki Fındıkoğlu tarafından Chet Baker’a benzettiği İmer için yazılmış 25 yıllık “Chesney”. Bu İmer’in Fındıkoğlu ile tanıştıktan sonra sahnede çaldığı ilk bestelerden. Diğeri ise “Love Song to a Dog”.


Monday Morning”, İmer’in ilk bestelerinden; modern şehir hayatının bize dayattığının aksine, pazartesi günlerine sakin ve hüzünlü girmenin mümkün olduğunu anlatıyor. “Railroad”, bizi İmer’in çocukluğuna taşıyor. Kızıltoprak istasyonundan gelip geçen trenler ve eski İETT araçlarının çıkardığı bas sesleri işliyor. Boru sesi ile başlayan “Ti”, 11 ölçülük blues parça, standartlara yakın duygu ve temayla yazılmış, çalınmış.


Kusursuz bir uyum.


Albümde yer alan dörtlü, mükemmel bir ruh uyumu sergiliyor. Tamamı cazın zirvede olduğu 60’lı yıllara hayranlık duyan ve iyi çalan romantik ruhlu müzisyenler. Piyanist Serkan Özyılmaz ve davulcu Cem Aksel, İmer’in yıllarca birlikte çaldığı eski dostları. Basçı Matt Hall ise ekibe son katılan isim, ama kısa sürede kusursuz bir uyum sağlamış.


İmer ülkemizde albüm çıkarma konusunda haklı tereddütler taşıyan müzisyenlerden biri. O anlamda bu gecikmenin rahatlıkla yıllar karşısında değil, özlem karşısında yaşanan bir gecikme olduğu söylenebilir. Şimdi ikinci albümüne özlem duyma vakti.


Yorumlar

Hakkında Sub Culture

Sub Culture
MüzikListeleri.com kurucusu, site editörü. Whiskey, & rock'n roll!!!!
  • Önder Olcay Önder Olcay dedi ki:

    yakınlarda var mı konseri?

  • Serkan Özerbay Serkan Özerbay dedi ki:

    Mevcuttur, Myspace sitesinde vermiş sanatcımız 🙂
    1 Ara 2009 22:00 / ELİTE OTEL İSTANBUL
    3 Ara 2009 23:00 / EYLÜL BAR İSTANBUL
    12 Ara 2009 21:30 / BABYLON İSTANBUL
    26 Ara 2009 19:00 / NAZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ İSTANBUL

  • x

    Check Also

    Günün Şarkısı – We Have Band – Oh – 2 Ocak 2011

    Günün şarkısı Oh. Darren Bancroft (vocals drums, sampler) Dede WP (vocal percussion ...

    >
    Send this to a friend